
Depremde Roman Kadınların Dramı! Şiddet ve Ayrımcılık Arttı mı?
Sivil Düşler Derneği'nin yayımladığı çarpıcı rapor, 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay ve çevresindeki Dom, Abdal ve Roman topluluklarında yaşanan insanlık dramını gözler önüne seriyor. Rapora göre, deprem sadece fiziksel bir yıkıma yol açmakla kalmadı, aynı zamanda toplumsal eşitsizlikleri derinleştirerek özellikle kadınları çok katmanlı ayrımcılıklarla baş başa bıraktı. Kadınlar, barınma, şiddetten korunma, sağlık ve temel hizmetlere erişim gibi konularda ciddi zorluklar yaşarken, toplumsal cinsiyet, etnik kimlik ve sınıfsal eşitsizliklerin kesişim noktasında hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Yardım Ulaşmayan Mahalleler, Artan Şiddet Vakaları
Saha çalışmaları kapsamında Hatay'ın Antakya ve Kırıkhan ilçelerinde 78 kadınla yapılan görüşmelerde, kadınların çoğu kamu hizmetlerinden dışlandıklarını ve mahallelerine yardım ulaşmadığını dile getirdi. Hatta bazı kamu görevlilerinin ayrımcı ve dışlayıcı tavırlar sergilediği belirtildi. Sivil Düşler Derneği, bu durumun sadece anlık bir kriz değil, devletin mevcut eşitsiz uygulamalarıyla derinleşen yapısal bir sorun olduğunu vurguluyor.
Raporda dikkat çeken bir diğer nokta ise deprem öncesinde de şiddet gören kadınların, afet sonrası bu durumun daha da sistematik hale geldiğini belirtmeleri. Fiziksel ve ekonomik şiddetin arttığı, resmi koruma mekanizmalarına güvenin azaldığı, kadınların çoğu zaman başvuru yapmadığı ve şiddeti "normal" ya da "hak edilmiş" olarak değerlendirdiği ifade ediliyor. Ayrıca ALO 183 gibi destek hatlarının tanınmadığı, kadın sığınma evlerinin ulaşılmaz ya da güvensiz bulunduğu da raporda yer alan çarpıcı tespitler arasında.
- Barınma Sorunu: Konteyner ve çadır gibi geçici barınma alanlarında mahremiyetin olmaması, kadınların bakım yükünü artırıyor.
- Ekonomik Bağımsızlık Kaybı: İşsizlik ve devlet yardımlarına erişimde yaşanan zorluklar, kadınların erkeklere olan ekonomik bağımlılığını artırıyor.
- Kız Çocukları Risk Altında: Erken yaşta evliliklerin artması ve eğitime erişimin kesintiye uğraması, kız çocuklarının geleceğini tehdit ediyor.
Dayanışma Umudu ve Politika Önerileri
Tüm bu olumsuzluklara rağmen, raporda kadınlar arasındaki güçlü dayanışma ağlarına da dikkat çekiliyor. Gıda paylaşımı, çocuk bakımında yardımlaşma ve duygusal destek gibi pratikler, kadınların birlikte hayatta kalmalarına olanak sağlıyor.
Sivil Düşler Derneği, politika yapıcılara yönelik kapsamlı öneriler sunarak afet yönetiminin eşitlik temelli olması gerektiğini vurguluyor. Öneriler arasında Dom, Abdal ve Roman kadınlara yönelik ayrımcılığı önleyici politikaların geliştirilmesi, kadınlara özel istihdam ve sosyal yardım programları, kayıt dışı kadın emeğine yasal koruma sağlanması, çocuk yaşta evliliklere karşı eğitim destekleri ve izleme sistemleri kurulması, şiddet karşısında etkili başvuru ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, kadınların yerel yönetim ve afet planlama süreçlerinde temsiliyetinin artırılması gibi maddeler yer alıyor.
Afet Yönetiminde Eşitlik İlkesi Şart
Sivil Düşler Derneği'nin raporu, deprem felaketinin toplumsal eşitsizlikleri nasıl derinleştirdiğini ve özellikle Roman, Dom ve Abdal kadınların yaşadığı zorlukları somut verilerle ortaya koyuyor. Afet yönetiminde eşitlik ilkesinin gözetilmesi, ayrımcılığın önlenmesi ve kadınların güçlendirilmesi için politika yapıcıların harekete geçmesi gerekiyor. Aksi takdirde, bu toplulukların yaşadığı sorunlar kalıcı hale gelecek ve toplumsal barışa zarar verecektir.