
Ev İşçileri: Rukiye'nin Çığlığı, Emine'nin Sessizliği!
Türkiye'de ev işçilerinin yaşadığı sorunlar, ne yazık ki çoğu zaman görmezden geliniyor. 16 Haziran Dünya Ev İşçileri Günü'nde, bu emekçilerin yaşadığı zorlukları ve haklarını arama mücadelelerini hatırlamak büyük önem taşıyor. Afyon'da bir otelde, Zonguldak'ta bir apartmanda, Çorum'da bir evde... Cam silerken düşen, hayatını kaybeden kadınların hikayeleri, güvencesizliğin acı birer yansıması.
Ev İşçilerinin Güvencesiz Dünyası
Ev işçileri, başkalarının evlerini temizlerken, yemeklerini yaparken, çocuklarına bakarken kendi hayatlarını riske atıyor. Türkiye'de yaklaşık 1 milyon ev işçisi olduğu tahmin ediliyor, ancak sigortalı olanların oranı %1 bile değil. Bu durum, onları her türlü güvenceden yoksun bırakıyor. İş tanımlarının olmaması, ücretlerin belirsizliği ve kolayca işten çıkarılabilme gibi sorunlar, ev işçilerinin hayatlarını daha da zorlaştırıyor.
- Sigortasız çalışma: Ev işçilerinin büyük çoğunluğu sigortasız çalışıyor.
- Belirsiz iş tanımı: Temizlik, yemek, çocuk bakımı gibi birçok işi aynı anda yapmak zorunda kalıyorlar.
- Düşük ücretler: Emeklerinin karşılığını alamıyorlar.
- İşten çıkarma kolaylığı: "Beğenmedik" denilerek kolayca işten çıkarılabiliyorlar.
Rukiye'nin Mücadelesi ve Umut Işığı
Rukiye Şimşek, cam silerken düşerek hayatını kaybeden bir ev işçisiydi. Ancak ailesinin ve İmece Ev İşçileri Sendikası'nın mücadelesi sayesinde, Rukiye'nin adı duyuldu ve davası açıldı. Mahkeme, ev sahiplerini güvenlik önlemi almadıkları için sorumlu tuttu. Bu dava, ev işçilerinin hakları için verilen mücadelenin önemli bir örneği oldu. Çünkü Rukiye'nin ardında bir sendika vardı, dava kamuoyuna yansıdı ve ısrarla takip edildi.
ILO Sözleşmesi ve Türkiye'nin Yükümlülükleri
16 Haziran Dünya Ev İşçileri Günü, aynı zamanda Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) ev işçilerine yönelik 189 No'lu sözleşmesinin kabul edildiği gün. Bu sözleşme, ev işçilerine "insana yakışır iş" koşulları sunmayı amaçlıyor. Ancak Türkiye, bu sözleşmeyi henüz onaylamadı. Oysa bu sözleşme, ev işçilerinin haklarını koruyacak, onlara güvence sağlayacak önemli bir adım olabilir.
Ev işçilerinin talepleri şöyle sıralanıyor:
- İşsizlik yardımlarından yararlanmak
- Sosyal güvence kapsamına alınmak
- Koruyucu ekipman ve salgın bilgisi sağlanması
- Ev işlerinin sadece kadınların sorumluluğu olmaması
- Ekonomi destek paketlerinden yararlanmak
Ev işçiliği bir iş. Ve bu işi yapanlar, işçi. Bu kadar basit. Yasal tanınma, iş sağlığı, sigorta, güvenceli ücret olmadan bu iş devam ettikçe, her yeni ölüm “bilinen bir son” olmaktan öteye geçmeyecek. Rukiye, Emine, Zehra, Minire… Adıları var hayatları var.
Unutmayalım ki, ev işçilerinin hakları, aslında hepimizin hakkı. Onların güvencesi, toplumun güvencesi. Bu nedenle, ev işçilerinin haklarını savunmak, onlara destek olmak, hepimizin sorumluluğu.